Yazılarım

Özeleştiri Manifestosu !

Bir şeylerin doğru ve mükemmel olmasını istiyorsanız siz de elinizi cebinizden çıkarıp taşın altına koymalısınız. Sözde Atatürkçülük - facebooklarda hayranlık, gruplara üyelik, fotoğrafları profile koymakla Atatürkçülük olmuyor! - ile Atatürk’ün ilkelerine sahip çıkamazsanız. Ancak laikliği dilinize dolayabilirsiniz. Birçok kişi laikliğin adı dışında diğer ilkelerin adlarını tam olarak sayamazken Ata’m izindeyiz diye kendi egolarını tatmin edebilmekteler. Her şehit verişimizde, her zafer bayramında, her cumhuriyet bayramında balkonlara bayraklar asmakla ne mutlu Türküm diyene diyerek çığlıklar atmakla ne hür olabilir ne de bağımsız olabilirsiniz.
“Gazetelerin köşelerinde üç beş cümle ile oturduğunuz rahat koltuk üzerinde memleket meselelerini çözmeyi umabilirsiniz. Ancak sadece iki yakanızı bir araya getirebilirsiniz! İnsanlara kendi doğrularınızı -ki birçoğu sizin ideolojinizin yansımasıdır- empoze edebilirsiniz. Sonra da basın özgürlüğüne sığınıp kendinizi halktan üstün görmeye yeltenebilirsiniz.

Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir. M.K. Atatürk”

“Zam isteyebilirsiniz. Memur olup da devlete kapak atıp dua etmesini biliyorsanız her gece devletimiz var olsun diye şükran edip kendinizi mutlu mesut edebilirsiniz. Kiminiz rüşvete talim edip çocuğuna doğruluğu öğütlerken kiminiz de akşamı yakın etmek için internet aleminde sörf edebilir, haftasonu bilgisayarınızı açık bırakarak o hafta izleyeceğiniz tüm filmleri ve dinleyeceğiniz en yeni şarkıları indirebilirsiniz. Sonrasında da çalışma şartlarımız kötü diyerekten ve ekonomik kriz bahanesiyle maaşlarınıza yüksek zamlar isteyebilirsiniz. Çünkü siz kapağı devlete atmıştınız.

Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak! M.K. Atatürk”

“Siz öğretmensiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun yeni nesil sizlerle yükselecektir dediği öğretmenlersiniz. Başöğretmenin, Atatürk’ün, mirasçılarısınız. Günün yarısını derslere girip derslerin yarısını öğrencilere yaptıran, dersleri ezber yöntemlerle öğrenciye sunan, branşı ile ilgili çağın getirilerini takip etmeyen sizler en kutsal mesleğe sahipsiniz. Sadece günde en fazla 5 saat ayakta kalıp yüksek sesle tahtada dersi anlatmaya çalışan sizlersiniz. Öğretmenlik ne zamandan beri bu kadar basit oldu?

Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. M.K. Atatürk”

“Siz bir biliminsanısınız. Bu ülkenin nadide çiçekleri. Sizler hangi zorlukla karşılaşırsanız karşılaşın bu ülkenin geleceği için yetiştirilmiş insanlarsınız. Amacınız günü kurtarma niyetine baştan savma araştırmalarla göstermelik yayınlar mıdır? Bilimsel kalkınmanın ciddiyetini hem tatil hem kongre vurgusuyla yapabilme anlayışı mıdır? Kongrelere katılım sırf doktoram bitsin, puanlarımı cebe atayım hırsı mıdır? Yoksa tüm bunları yapıp da bu ülkede bilimsel çalışma yapılamıyor diye şikayet etme kolaylığı mıdır bilimsel kalkınma ciddiyetinde olmak. Bu ülkenin geleceği olmak bu kadar basit midir? Elin oğlu yapıyor zaten bize yapacak birşey kalmadı anlayışı mıdır bu ülkenin güvendiği gençliğin aklında belirginleşmiş zihniyet? Yahut bu ülkede olanaklar yok, para yok diyerek yurt dışında kendimi geliştireyim de günün birinde geleceğim diyerek 60′ından sonra tatil için gelenlerden mi olmaktır bu ülkede bilim insanı olmak? Bu ülkede bilim insanı olmak intihallerle mi anılmaktır? Bodrumlarda bilimsel bilgi alışverişinde bulunacağım diye gece gündüz plajlarda güneşlenmek midir? Bu ülkede bilim insanı olmak Kurtuluş Savaşı’nda bağımsızlık için şehit düşen üniversite öğrencilerine layık olamamak mıdır?

Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz. M.K. Atatürk”

“Bu ülkede bir okulun müdürü, bilmem ne bakanlığında müsteşar, bir ilçede kaymakam, bir ilde vali ve bu ülkenin başında iktidar, bakan ve başbakan veya meclisde muhalefet olabilirsiniz. Ne dini ne etnik kimliği ne cumhuriyetin ortak ve kutsal değerlerini ne de Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü rant kazanma, oy elde etme emellerinize oyuncak edemezsiniz. Ne muhalefet olup meclisde herşeye karşı çıkmak için maaş alamazsınız ne de iktidar olup her istediğinizi yapabilirsiniz. Ne muhalefet olup hep yıkıcı eleştiriler ya da insanları herşeyde galeyana getirebilirsiniz hatta ne de askere darbe yolunu gösterebilirsiniz. İktidar olup da yandaşlarınıza müsamaha ne gösterebilirsiniz ne de bu ülkenin geleceğiyle paşa keyfinizle oynayamazsınız! O meclisin içine girip de o rahat koltuklarda yayılırken kendinizi bu milletten, Hakkari’den tutun da Edirne’ye kadar olan coğrafyaya kadar bir çobandan, bir çiftçiden, bir ırgattan kendinizi kat ve kat üstün göremezsiniz. Milletin vekili o ırgatın hizmetkarı olmadıkça meclisin hükmü yoktur!

Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur. M.K. Atatürk”

“Toplum içinde hoşgörüyü kaybettikçe sen osun, sen şusun dedikçe, toplum içinde komşumuza, arkadaşımıza kalın duvarlar ördükçe ne yurtta sulh ne de cihanda sulh olur!

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. M.K. Atatürk”

Kısacası bir şeylerin doğru ve mükemmel olmasını istiyorsanız siz de elinizi cebinizden çıkarıp taşın altına koymalısınız. Tam bağımsız bir Türkiye, ancak herkesin bu şekilde davranabilmesi ile sağlanabilir.

Bu manifesto, bir özeleştiri manifestosudur. Bir yerlerde saklı kalmış şu sözün tekrar gün yüzüne çıkması için hazırlanmıştır: “Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir… Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır… M.K. Atatürk”

Hatırlamalı, Hatırlatmalı:

* Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz. M.K. Atatürk
* Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir. M.K. Atatürk
* Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. M.K. Atatürk
* Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helak olursun. Beşincisi ise, ilme ve ilim ehline buğzetmendir. Hz. Muhammed
* İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Hacı Bektaş-i Veli
* Allah bu milleti elli yıldan fazla rahata koymasın, alıştırmasın. Fatih Sultan Mehmet

Maksat kimseyi kırmak, aşağılamak ya da yermek değildir. Adeta bir uyarıcı vermektir. Özeleştirimizi adaletli yapabiliyorsak ne ala!

Gökhan Atmaca

1 Yorum

Çekinmeden söyle ;)

Yorumunu aşağıdan ekleyebilir-okuyabilir, veya geribeslemelere bakabilirsin..

Eklenen yorumlara abone ol!.

Spam yapmadan konu ile ilgili yorumunuzu Türkçeye bağlı kalarak yazabilirsiniz.

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz eklentiler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*Zorunlu alanlar